http://www.1v1y.com

4 Kasım 2022 Cuma

Cumbuliyet Sıkımı Kroşesi

Tombul, esmer, sevimli bir ciklet şekili " Cumbuliyet yüz yıllık bir sıkım projesidir !" demiş.

Sıhhiye' ye inerken belediyenin meyve suyu römorkunda portakal suyu içerken aklınıza bu gelsin. Çünkü portakal çok portatif bir rejimdir. İçine çok sayıda pokemon sığdırılabiliyor.

Projenin ruhsatını Diyarçakır kelediyesi vermeliymiş. 

Yani bir cumbuliyet buldunuz diye bayram etmek de neyin nesiymiş?
- Esselamualeykum Ya Rubeyba! Nasılsın?
- Ve aleykumesselam Ya Ammar! Hamd olsun. Sen nasılsın?
- Hamd olsun. Bugün bayrammış.
- Ne bayramıymış?
- Cumhuriyet Bayramı diyorlar.
- O neymiş Ya Ammar?
- Ben de anlamadım. Başı açık, aksi, çalışan kadınların uydurdukları bir şeydi galiba .
- Ondan kurtulmamış mıydık?
- Rubeyba'm ben kendime bir sadrazam kıyafeti aldım .
- Ay ne güzel Ya Ammar! Sen o kıyafetle ne heybetli görünürsün, kim bilir? 
- Sana da sultan kıyafeti alırdım .
- Ya Ammar ! Sen nasıl da tatlısın böyle!
- Şu cumbuliyeti tam yıkalım , gör sana neler alacağım !
- Ya Ammar sen ne kahramansın!
- Hand olsun! O senin güzelliğin Ya Rubeyba'm!



3 Kasım 2022 Perşembe

Gaz Kuyruğunda Bir Trajedi

 Burada şeyi şeye teğelledik, paçamız kaymaz inşallah.

Gene bir gün gaz kuyruğunda bekliyorum. O vakitler memlekette kuru fasulye kıtlığı var.

Bizim Barbut Nuri ile sıradayız. Adam hileli zarda bir numara. Yükseğini nohutta yapmış

"Abi süpersin!"

"Eyvallah birader!"

"Abi, Hakkı Abi pideci açmış diyorlar, ne diyorsun?"

"Yakışır. Hakkı iyi kilim dokur. Geçen arabasının kartelini deldirmiş. Baki Usta'nın dükkânında şey ettik."

"Abi, sen yaparsın be!"

"Yaparız tabii!"

"Balcılıkta da iş var be abi!"

"Var da iyisini bulacaksın."

"Abi ben çok sıkıştım ya."

"Sal gitsin be oğlum!"

"Benimki gürültülü biraz abi."

" Utanma oğlum. Gürültüsü  harbiliğinden. Gürüldeyen kokmaz"

Zoooort!

"Oh be abi rahatladım!"

"İyi, gidelim."

"Gidelim abi..."


-Esselamualeykum Ya Rubeyba!

- Ve aleykumesselam Ya Ammar!

- Maşallah ne güzelsin. Seni görünce Şeyh Mırtullah'ın yatı aklıma geliyor.

- Ay ne güzel şeyler söylüyorsun Ammar.

-Sen bana Ammar deyince kendimi çok kahraman hissediyorum Ya Rubeyba!

- Ne güzel barbekün var.

- Barkebü ne Ya Rubeyba?

-Hihihhi ne şaşkınsın Ya Ammar!

- Sen böyle gülünce ben ürperiyorum Ya Ammar.

- Aaaah ah!

2 Kasım 2022 Çarşamba

Ambarımda Kuş Kanadı

 

Ne zamandır bu blogda yoktuk. Yerler kayganlaşmış, her yer yosun tutmuş. İçeride bir küf kokusu.

 

Oğlanı okula bıraktım, havalı gözlüklü bir abi, sakallarının kiriyle ortalığı yıktı geçti peh peh peh!

 

Şaka maka dört yıl olmuş yazmamışız.

 

Eve bir temizlikçi ablamız geliyor sağ olsun. Her şeyi her yere tıkarak evi öyle bir düzenliyor ki kendimizi kaybediyoruz.  E mail şifresini unutmaktan beter yani, durum.

 

-        Esselamualeykum Rubeyba!

-        Vealeykumesselam Ambar!

-        Ammar Ammar! Ambar değil. Ne çabuk unuttun ya seyyideti?

-        Unutur muyum Ammar? Unutmam ama tanzim satışları kapattığından beri sen beni unuttun.

-        Unutmadım ya habibi. Katar’dan keçi getirdim, ithalatın kotasına takıldım.

-        Keşke basket potasına takılsaydın.

-        Ohi ohi ohi! Ya Rubeyba sen nasıl mübarek bir espriksin böyle. Gül gül öldüm.

-        Gül kokusu pek başkadır Ya Ammar. Huşeyba bin Ruşeyba “Gül kokusu pellettendir.” Demiş.

-        Ne güzel demiş. Sen “pellet”deyince ben bir hoş oldum.

-        Sus habibi ben de hoş oldum.

Pilav üstü neşe...

 Ana blog arızalandı. Kıyamet gibi param vardı, hepsi kayboldu.


Kaptan inecek vardı. İnekler kaçtı.


Ohi ohi ohi! Çok gülesim geldi. Sosyal medya böyle bir şey işte. Uzaylılar basmış gibi kaçıyorsun köşe köşe.


Pilav üst cinnet. Yersen...

10 Kasım 2018 Cumartesi

İnsaf Genomeni



Tibitırda  Neredeyse oko bon yoz yormo takipçim var .

Rakamı şişiriyormuşum gibi gelebilir ama öyle değil. Bildiğiniz genomenim ben.

Ayriyetten… Bazı takipçilerimin on binlerce hatta yüz binlerce takipçisi var.   Şimdi merak ediyorum: Sizin gibi ortadirek tibitır ahalisinin, benim gibi işporta bir tibıtır genomenini izlemeniz doğal. Peh! Ama yüz binlerce insanın “ Acaba bu gün ne dedi?” diyerek merakla beklediği, ağzının içinde düşmek için fırsat kolladığı fenomenlerin beni takip etmesinde ne gibi bir  hikmet olabilir?

Hepinizi kıskançlıktan çatlatan takipçilerim, belli bir sayıya ulaşınca ben de  guruluğumu ilân edeceğim işşallah!

Bu arada haberlerde duydum, palamut, yerini hamsiye  bırakmış. Muhabir vatandaşa soruyor: “Çinekop alır mısınız?” diye. Tabii canım zaten  çinekop kadar mübarek balık var mı? Abi bu balık kültürü nedir ya? Balıklar da Çinliler gibi aralarındaki tek fark kiloları.

Kitap fuarı da varmış. Yayıncılar kitap basamamaktan şikâyet ediyorlar. Bir de yayıncılar devletten KDV iadelerini bekliyorlarmış. Ayt ne sıkıcı işlere daldım ben ya! Anam! Trump Abi CNN muhabirini azarlamış. Komik bir şeyler yazacağım amma yemin osun kendimi tescilli salak gibi hissediyorum. Neyse… Mudi Garibistanlı âşıklara kulak verelim:

Bu arada.. Bize kötülükle, aptallıkla mizah yoluyla mücadele edecek bir uygarlık miras bırakan ULU TÜRK ATATÜRK’ü sevgiyle hasretle analım mı?

-          Esselamualeykum Ya Rubeyba’m!
-          Ve aleykumesselam Ya  Ammar!
-          Ruhulzübeybam, helâl şarap aldım sana!
-          Ay sahi mi nasıl?
-          Bizim şeyh rüyasında bir çeşme görmüş…
-          Eeee?
-          Onun şeyi de çeşmeye okumuş.
-          Sonra ?
-          Çeşmeden cennet şarabı akmağa başlamış.
-          Ay ne güzel?
-          Hakikaten çok güzel! “Ama sadece bu markadan alın! Diğerleri o kadar helâl değil!” dediler…
-          Çok şey ettim aşkım!

Kanserkaptı Çöreği İlmihali




Bugün yanıma kitap almamışım. Hayır yazdığım kitabın dosyası da evde kaldı!

Nal kadar ( yani aslında midilli nalı kadar)  taşınr belleğim var. “ Madem taşınır, ne diye taşımıyorsun?” diye soran ilk müşterimize öpücük! ( İnşallah sakallı biri denk gelmez…)

Bugün aklıma iki espri geldi:
İlkini arz ediyorum:
Ortopedi uzmanı arkadaşım: “Bundan sonra sana merdiven yasak!” dedi ama  ben ona “Yürüyen merdiven de yasak mı?” diye  sormayı unuttum.
İkincisini arz ediyorum:
Oğlanı beklemek için bildiğim kafeye gidiyorum, yolsa merdivene rastladım.
“ Hayırdır? Avameden ayrılmışsın..” dedim o da
“ Hep aynı yerde yürümekten bıktım!” dedi.

Atıştırmalıklara dikkat etmek lâzım. Bombayı da atıyorsun, patlıyor. Nereye, ne attığını bilmiyorsan dikkatli olacaksın.

Kapalı yerde sigara içen ağabeylerin hayvanlık yüzdesi, evrim biyologları tarafından bence araştırılmalı. Sigara içmenin hangi hayvan türünün devamına yardım ettiğini merak ettiğim için acaba ben bir foşik miyim? Eh yarma Türkçeli boktan seçmeli kenar mahalle jargonu bizi çağırıyor dostum! Yeah!

Şu anda kafenin katlanır tavanını açtılar da  içeride sigaradan nasıl boğulduğumuzu nihayet anladık.  Kızıyorum ama bunlara! Kardeşim adam bizi kanser etmek için o kadar çekiyor! Azıcık emeğe saygınız olsun! Dea mi?

Neyse … Şimcik… Mudi Garibistan’ın en sevilen çiftine geri dönelim mi? Oh yeah!

-        Esselamu aleykum ya Rubeyba!
-        Ve aleykumesselam Ya Ammar!
-        Bugün immaın yanına gittim.
-        Niye imamın yanına gittin ki?  Parasını verseydin, o sana  gelseydi?
-        Cemaatle namaz kılalım diye gittim.
-        Canım, parasını vereydin, cemaat sana geleydi!
-        Aaaa! Doğru söylüyorsun ruhubeytül gulcebüteytül zevacem!
-        Ay gene ne güzel dedin Ya Ammar! Senin şu Arapçan ruhumu ttiretiyor, biliyor musun?
-        Vallaha mı?
-        Vallaha!

tarkmayan, sarkmayan şarkılar dizisine devam ediyoruz.

Agnes Obel Abla  çok hojdur... Dinleyek mi?




Topak Topak Uçurtma



Bugün bereketli günümdeyim. Şöyle arz edeyim:
Oğlanı tekvandoya bıraktım, yani bir nevi başımdan attım. Tepinsin, dursun sıpa! Zaten kaç gündür başımın etini yiyip duruyordu.

Ayriyetten arkada Pink Floyd dinliyorum. Sanırsın her gün Pink Floyd dinliyorum. Bildiğim iki parçaları var dönüp dönüp onları dinlerim. Ayyyy! Ne kaka şeyler söyledim ben böyle! “Pink” ney?
Bir şeyi çok merak ediyorum: Meselâ popüler ilâhi grupları falan yok mu? Böyle uzun saçlarla gitarlarla falan sahneye çıkıp kafalarını sallayarak ilâhiler falan söyleseler:

“ Hey muhterem!
Sen de mi yolunu kaybettin?
Bu bizim yolumuz!
Her gün cihat ediyoruz!
Cihatlı salatalık çok leziz olur!
 Bir de bombayla doldurdun muydu..
Ohhh yeaaaah!”
Lan şaka maka bayağı “cihat-rock” yaptım ha!
Düşünsene “  Ben niye varım Rabb’im?!” falan diye rock yapıyormuş oğlanın biri…

[ Kızlar da yapar da  artık şarkı sözü olarak ne söyler bilemem. Misal:

(“Türbanım çok caiz bebeğim!
Bana bakmamalısın!
Bak bir çarşaf geçiyor oradan
Ne nurlu bir siyah!
Türbanıma bakmamalısın bebeğim!
O senin boyunu aşar! Yeah!”)]

Oğlanın   babası akşam kulağından  tutup “  O kadar cumaya gittin, daha öğrenemedin mi zepevenk?” diye dövüyormuş oğlanı.

-        Esselamualeykum Rubeyba’m!
-        Ve aleykumesselam Ya Ammar!
-        Bugün yeni bir türban gördüm, görsen, dibin düşer kız!
-        Ay sana ne oldu Ya Ammar? Şeyler gibi konuşuyorsun..
-        Neyler gibi konuşuyorum Ruhbuletül muveyentülkülebuytum?
-        Yeni hani şu bir tarafları kırık adamlar gibi…
-        Ay ne yapayım şekerim? Bugün Avameye gittim. Nisa-tül mütesettererriandan bir taife zuhur etti. Yanımda yeni türban modasından o kadar çok konuştular ki…
-        Sen çok tesir altında kalmışsın, pehlivanım, Ya AmmaR’ım!
-        Öyle deme kız! Biz daha nikâh şey etmedik… Babam “Evlenmeden ellettirme!” dedi.
-        Ay komşular! Koşuuun! Pehlivanıma bir şeyler olmuş! Cidde’nin ayısı,  Taifi’in dayısı Ammar’ıma neler olmuş?!
-        Neler olmuş?
-        Sen iyice kafayı yedin Ya Ammar’ım! Amanııın!
-        Öyle deme! Lelylülihsanın gücüne gider.
-        Komşular! Yetişin komşular!

Tarkmayan, sarkmayan şarkılarımızla sizlerleyiz, komşular!
(Chester Beddington'a saygılarımızla...)