http://www.1v1y.com

26 Mayıs 2016 Perşembe

Duble Yolun Saksısı


Kaştakanımız yeni kol haritasının hazır olduğunu söyledi. Böylece Van’dan Lüleburgaz’a gidişlerde Adana otosolu kullanılabilecekmiş. Neden böyle bir güzergâh belirlendiğini soran  gazetecilere  kaşçatan: “ Duble  rakı içiyorsunuz da duble yoldan neden geçmiyorsunuz” diye cevap verdi.
Soruya cevap veren gazeteci “Anadan geçiliyor, yardan geçilmiyor, sayın kaştakanımız!” dedi.

Mahalle bakkalımız dükkâna baklava getirerek çorap satışlarındaki düşüşü  tedavi edeceğini beyan etti. Bu duruma gülen  tosbağaların üstüne saldıran Postman Ocakları  üyeleri “Kevin Bizim canımız feda olsun kanımız” diye slogan attı. Atılan sloganlardan başı yarılan bir emekli şikâyetçi oldu.

Şahsen ben de artık dirençli beş kilomu nasıl vereceğimi ciddi ciddi düşünüyorum. Beş kilonun “Biz buradan gitmeyiz!” tarzındaki inadı için BOKEPE ilçe  başkanlığına müracaat etmyi de düşünüyorum. Düşündükçe içim bir hoş oluyor.

İçim hoş olduğu için kaştakanımızın “ Ekonomi para değil. Ama bulursun karayı kaparsın parayı. Asıl ekonomi, üremedir,  karınıza sarılın ki silahınıza şey ettiğinizde   şey etmenin süreçleri  konusunda katkı sunan  zortlar gibi  zırt olmayın” dedi.
 Yabancı yatırımcılara hitaben ise “Vallahi billahi size yan bakmayacağız.  N’olur gelin kaptırım yapın.” Dedi.

-          Esselamualeykum Rubeyba’m!
-          Ve aleykumesselam Ya Ammar! Nerelerdeydin?
-          Kırac’a kadar çıkmıştım.
-          Kimleri gördün?
-          Melek oradaydı, Cebrail, Mikail, Erkan, İsmail  falan oradaydılar. Okey kurmuşlardı, ben de yanladım.
-          Demek Melek de oradaydı….
-          Ya Rubeyba’m onun güzelliği nedir ki seninkinin yanında ? Neden kıskandın böyle ey ruh-i lüblübeyi güllüteyini  guleybim a zevdane kovdere-i zortzortem.
-          Ay bana böyle yarı Pırtça  seslendiğinde içim bir tuhaf oluyor. Güreş öyle güzel yürüyordu ki  niye kesildi bilmem?
-          Boş ver bu siyasetleri  mırmırım.
-          Ay öyle deme Ammar, içim bir tuhaf oluyor.
-          İçini zerdeli pilâv yaparım senin.
-          Yap Ammar’ım, yap!
-          İyi bari… Ya Allah!



Tarkmayan, sarkmayan beyinler için "düzeyli" bir öneri... Dinleyiverin gari!

Helvalı Helva


“Kolunuz kolumuz, solunuz solumuz, konunuz konumuzdur sayın kaşkanımız!” diyen kaştakanımız bir ara  “hanımının” evden yolladığı helvayla şaşkınlığa uğradı. Hanımını telefonla arayan kaştakanımız.

“Yahu hanım! Kim  öldü de haberimiz olmadı?” diye sordu.
Koruma takımı derhal çevrede tertibat aldı. Hatta 10 km ötedeki Jandarma Asayiş Kolordu  Komutanlığının nizamiyesindeki er ve erbaşlar  tutuklanarak  arbedeye tam  teşebbüs suçlamasıyla  söz altına alındı. Bir daha yapmayacaklarına  söz verip asker falan da olmadıklarına yemin edince serbest bırakıldılar.

Üstlerindeki üniforma çıkarılıp silahlarına el kondu. Silahların  TOKEPE Çemçük Kollarına aktarıldığı ve oradan da KIŞİP mevzilerine yollanacağı söylendi.

Durumu haber alan BOKEKE militanları derhal kolordu komutanlığı önüne EYPli bir minibüs yollayarak halay çekeceklerini, TOKEPE  yetkililerinin barışa ve kardeşliğe verdikleri değer için minnettar olduklarını, foşik ordunun süslüman kardeşlerce  domokratik baskı altına alınmasının insanlık değerleri için ne kadar önemli olduğunu söyleyerek “ Karışa katkı verenlerin, barışa atkı da verdiklerini, barışın soğuk yaz gecelerinde artık ishal olmadığını” söylediler.

Saatimin kadra
nı yoktur yârin imanı. Aslında kadran bana göre o düz  yer olmamalı. Adı itibariyle daha ziyade bir kolu, kolçağı, ibreyi andıra kadranın neden bir zemin olarak adlandırıldığı bu gün bile bana meçhul. Yoksa… Yoksa… BOKEPE  istikrarına karşı olan  kapancı  güçler mi etkin?

Bilinmez ki…

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Kumburgazlı Kaştakanoğulları Şeyliği


Tombalakoğulları Beyliği’nden Gerken Oğlan, Hamlet seyrederken yakalanmış. Taylandlı bir  genç kızla siz dize otururken o asil göbeğinin bazik ter kokusuyla sıvanmış  Malezya incilerini kızın göbeğine  yerleştirirken dumurhanenin Bilack Jackçisi  yancı Appelbock gözlerindeki hüzün bulutlarıyla bu genç müteşebbisin dehasına hayranlığını mühürledi.

Cin Ali  büyüdü , adam oldu, adamken  odun oldu, odunken kurudu. İnsanın bu aşktan yanası geliyor mirim! Aşkın o ikircikili pastasını mübarek göbeğini sallayarak yiyen kimdir ha? Ya da  elektrik faturalarına bir tombik teyze gibi gülümseyen o  pört leydi nereden gelir?

POTETE denel müdürünün gıdısına beş dolar basan o asalet kimde var?

“Bugüne bugün kaştakanım lan ben! Herkesin kaşından sorumluyum!”
“Ay bey ben uyuyamıyorum!”
“ Neden yahu?”
“ Yerimi mi yadırgadım nedir?”
“ Kaştakan lojmanındayız yahu! Neyini beğenemedin?”
“   Ben  Türkânla,  Belahatla, Zümbürceyle  gün yapmak istiyorum. Burada kiminle şey edeceğim. Hiç komşum yok.”
“ Yahu burada da GİT  müsteşarının yengesiyle şey edersin, fena mı?”
“ Ay o kek yapmayı bilir mi ki?”

Bu bir insanlık dramıdır. Düşünün ki Gerken hâlâ Hamlet’ten dolayı girdiği despresyondan Taylandlı kızların baldırlarıyla bile çıkamamış, kumburgazhanelerde  dolar fişlerini avcuna sığdıramamanın o eşsiz hüznüyle göbekten inci derlemeye uğraşmaktadır.

İşte  kazı kazanın trajedisi de budur!


Çoraplı Makarna

Ne zamandır yazmadık. Çoraplarım da kokuyor zaten.
Spor ayakkabıya olan tutkum yüzünden oluyor bütün bunlar. Kollektif bir öğrenci cüzdanından düşen o eşsiz  Küba purosu kaçınılmazlığı gibisin aşkım!

Hayat bu işte. Lahana kafalı bir  herifim yani anlayacağın canım , cicim, şekerim. O kadar uğraşıyorsun; iki tane şeker yedin diye kilo alıyorsun.

Şarabı  domates suyuyla karıştırırsan isahl olmaman için hiçbir sebep yok dostum . İtalyan işi makarnaları yoğurtla yediğinde var ya acayip iyi oluyor, biliyor musun? Etin kilosu olmuş bilmem kaç milyon ton senin burnunda  bir estetik bok var diye bn sızlanıyorum be yavrucuğum.

Boynuna bir atkı sarıp da  çökelekli  börekler yapınca  sana roman yazasım geliyor.


En iyisi çektirip git.

30 Eylül 2014 Salı

Zarifemin Düğümleri

Sinerji Ve Tabii  Kaymaklar Bakanı, artan maliyetlerden dolayı doğal gaza ve elektriğe zam yapılması gerektiğini söyledi.

Son yirmi dört aydır enerjiye herhangi bir zam  yapılmadığını, zam ayarlarını yapan elemanların işten ayrılmasından dolayı düzenli zamların geciktiğini belirtti.

Sayın bakan, enerji maliyetlerinin dolara bağımlılığının döviz büfelerindeki kur faaliyetlerinden olumsuz etkilendiğini de sözlerine kekledi. “Döviz büfelerinde  kur yapmayın kardeşim! Kız erkek lokumlarını ayırdık hâlâ dalgalı kurda devam ediyorsunuz!” dedi.

Yağışlardaki azlık yüzünden ödemeler dengesinin bozulduğunu belirtti.  Vatandaşın taş kömürü çağına döndüğü Ankara’da dahi doğal gaza zam yapılmasının  kaçınılmaz olduğunu sözlerine ekledi.


Uzun Bir Ayrılık Fasulyesi

Sınırları zorlayan bir vesayet patlayışıyla karşı karşıya kaldık geçen gaftalarda dostlar.

Gaf üstüne laf yapan piyasetçilerimizin keşifleri hepimizin yaka mikrofonlarını patlattı.

Saçılmış Cumbul taşkınımız BOKİ konutların yaptığı ziyaretlerde Ankara’nın  benzin sorununu yüksek boktanlı mazotla çözeceklerini söyledi.


Halifelik döneminden kalma  belediye başkanımız, hedefinin önümüzdeki iki bin beş yüz yıl daha ASKİYE İmparatorluğunun başında kalacağını söyledi.

15 Ağustos 2014 Cuma

Aman Takar Oğlan

Pilli Geğirtim Sakarlığına takan atamak işi Hilal Kelsoğana verildi. Hilal Kelsoğan Piskender Yaşa Tarikatina danışarak nasıl  osorulması gerektiğini  öğrendi.

O sırada Hilal Oğlan’ın mahalle arkadaşıyla bir kahvede bir ara kahve oynadığı  öğrenildi.  Mahalle arkadaşı Hilal Oğlan’ı iki mars bir ters etmek üzereyken  yakın borumaların arkadaşı ters yüz edip Pürt Tava Durumuna deri olarak bağışlayıp  sürecin beslenmesi için kullandığı öğrenildi.

Hazreti halife-i zui  zemzemin efendimizin bu olayı öğrenince KAŞİD elemanlarından, mahalleli çocuğun kaşınması için yalepte bulunduğu öğrenildi.

Benim bu gün yedi sekiz kitabım daha oldu. Ben doğurmadım ama birleri yazmış.  Kitapları evlat edinip edinemeyeceğimi öğrenmek için kinayet dişleri başkanlığını aradığımda  kitapların  kızlı erkekli saklanmaması gerektiğini söylediler. Dolayısıyla Mine G. Kırıkkanat ayvayı yedi. Çünkü bir kere  daha en başından kadın olduğu belli! Ayriyetten kapakta portresinin bulunması ile yüzünün üstünde görünen saçlarının Müslüman erkeklerin  husiyetlerini gıdıklayabileceği tehlikesi beni de ciddi  şekilde düşündürdü.

Arada bir günn tarifini versem mi diye düşünüyorum. Ne de olsa yazar kabızlığına karşın en güzel çare düzenli  yemek yemektir.

Nohutlu patlıcan solması:  Doal olarak birkaç tane patlıcan alıyorsunuz ama doldurmanız gerekenler onlar değil. Nohutları ki yaklaşık 250 grm kadar olacak, bir keseye doldurup haşlayacaksınız. Kıymayı kavurup yanına koyacaksınız. Tencereye domates koyacaksınız, onu pişireceksiniz. Kesedeki nohutlara ne olacak? Onların mukadderatına  zarife-i  kuyi hemzemin hazretleri efendimiz karar verecek.
-        
  Ya Ammar!
-          Ya Rubeyba!
-          Aşkito-i mücahidim, nasılsın?
-          Elhamdürillah iyiyim Nuruleyli gülgüleylim.
-          Ay ne güzel söylüyorsun! İçim bir hoş oluyor.
-          İçinin hoş olmasına zurna olurum. Oy oy oy!
-          Ay Ammar. Düriye’deki mücahitlere ben çok acıyorum ya.
-          Düriye mi?
-          Ya şu aşağıdaki şey yok mu?
-          Aşağıdaki derken…?
-          Aşağıda işte ya zaritadaki ülke var ya…
-          Haa Suriye!
-          Orası işte. Niye acıyorsun mücahitlere Rubeyba’m?
-          Şeyleri yokmuş ya hani?
-          Neyleri
-          Ay huriyeleri mi, Nuriyeleri mi ne? Ondan…
-          Cariye olmasın o?
-          Ha işte ondan! Ben de ondan olmak istiyorum ya… Elime tüfek alıp şey etmek istiyorum.
-          Rubeyba’m, vazgeç istersen seninle pikap ederiz biz.
-          Ay olur…

Tarkmayan sarkmayan şarkılarımızla yanınızdayız.