http://www.1v1y.com

1 Aralık 2013 Pazar

Azalan Pil Ömrü

Tersaneler  kapatılsın!

Tersanenin tersi, nasıl tahrik edici bir şeydir yahu? O kıvrım kıvrım gemiler insanın aklına neler getirmiyor?

Tersane ters bir yerdir adı üstünde.

“Limonatanın kabuklusu, lahananın yavuklusu” demişler zaten höyüklerimiz.

Evi tuvalet kâğıdıyla dolduranın KPSSsi kabul olmaz!
Bilgisayara antiviral  pomat  krem sürdüm acaba  iyileşir mi? Virüs taramasında bit tarağı kullanmak faydalı mıdır? Faydalı olmaz da gaydalı olursa bir şey olur mu? Gaydanın iç gıcırtan nameleri bizi nerelere götürür?

Tersanelerde gemi yapıldığı iddia eden teresler bilmelidir ki tersanenin perdesizi ya katılıktır ya da biralık! Katılık olsa sorun yok, leblebiyi kesersin, azıcık yağlı yersin cırcır böcüğü olursun…

Biralık olursa o azıcık sakat. Göbek yapma ihtimali ürkütüyor beni bira-z. Ya bira korkusundan “bira-z” bile demeyeceğim yakında! Bir de… Neydi ya?

Ha tamam hatırladım.  Konut kredisi faizleri konusunda kobilere danışmanın faydalı olduğunu düşünüyorum. Ama caiz kobisine danışmanız lâzım; faiz kobileri  gezici enlem falan yapıyor. O da coğrafyayı değiştiriyor. Bir bulduğun memleketi  bir dahaki sefere yerinde bulamıyorsun.

Neyse…
-          Ya Ammar!
-          Buyur bülbületül Nuriye-i  risalatım!

-          Ya Ammar, utandırıyosun beni ama bak nasıl kızardım.
-          Kızartma , pirzola her türlü yirim seni, kebab-ül  maklubet-ül  gulgulem!

-          Aaaa! Vallahi utanıyorum ama! Bu gene popkilitik bi şeyler mi söyledi?
-          Olur mu öyle şey? Ben onun kirli çamaşırlarını bavul bavul alır  Karaf  cazetesine yollarım!

-          Ay ne yapıcan el âlemin donlarını falan Ammar?
-          Öyle değil bülbülüm! Yani diyorum ki sırlarını falan…

-          Ay ne heyecanlı Ya Ammar!  Casus gibi diyorsun? Nereden bulacaksın o kadar sırrı?
-          Ah benim  abide-i safiyet-ül Nuriye-i  şahanem! Bulamazsak yaratırız evelAllah!

-          Aaaaa! O nasıl olacak?
-          Yahu ondan kolay ne var? Bir tencere maklube yiyip üzerine  bas soğuk suyu… Gör neler yazıyor, neler çiziyor insan!

-          Aaaa! O zaman şey olmaz mısın Ya Ammar? Yani şey…  hani cırt cırtlı oluyor ya…
-          Hahahaha! Ne farkı var aşkım? Def-i hacet-i mübareğimizi  kâğıda döksek “muhtıra” oluyor memlekette.

-          Hacı babama söyleyeyim de seni trollerinden birinde yanal müdür yapsın Ammar… Ay! Çok  fena oldum ben sıcak mı bastı ne?

Sarkmayan, tarkmayan şarkılarımızla gene sizinleyiz!

18 Ekim 2013 Cuma

Salyalı Salyangoz

Şu kadarını söyleyeyim, çay yokluğunda şekersiz neskafe içmek ayrı bir zevk.
Hava soğuk ayaklarım buz gibi ama olsun.

Bugün aklıma geldi : “Bir Allah kuruşu kaç TL yapıyor?” .
“Allah kuruşu nasıl bir para birimi? Konvertibil mi?” Yani gidip dövizciye sorsak: “Bir Allah kuruşu kaç Amerikan doları yapıyor?” diye ne olur?

El cevap1             : Çarpılırsın
El cevap 2            : Dövizci çarpılır.
El cevap 3            : ikimiz de çarpılırız.
El cevap4             :” İlham” ile öğreniriz? “Abi bi dakka, bi şeyler geliyor… Connecting to God… And…. Oh my God! 1,25 USD abi! Bozayım mı?”

Hayır bozamasın da! Sonra tamiri falan… Olmaz yani… İş sakat!
Bugün Suriye’den ne haberler geldi? Hadi bakalım.

Polisler Cilvegözü’nde kamyonculara çikilata ikram etmiş! Ay ne sürpriz ne sürpriz! Eh kardeşim, adam bütün bayram kelle kesti, ciğer yedi, tuzlu tuzlu et, de mi ama? Ecik ağızları tatlansın. Onların da işi kolay değil. İnsan bu! Koyun  gibi kafasını uzatmıyor ki anasını satayım. Hayır anasını satmaya gerek yok aslında üç  defa tekbir getirip denk getirdiğin yerini elle oldu bitti! Din kolaylıktır diye boşuna demiyor molla takımı !
Rubeyba ile Ammar’ı özlediniz de mi? Ben de özledim. Bakalım neler yapıyorlar?

-          Ya Ammar!
-          Essefaletülselameteyn ya Rubeyba’m söyle!

-          Ay ne güzel harapça konuşuyorsun Ammar! İçim bi hoş oldu!
-          Senin o saten çarşaflarının altındaki güzelliklerin yanında nedir Rubeyba’m!

-          Ay ne terbiyesiz şeysin sen öyle. Türban beni çok çıplak gösteriyormuş ondan bunu aldım. Nasıl yakışmış mı?
-          Oyoy oy hem de nasıl  Rubeyba’m! Bir su gibi akıp gidiyor…

-          Öhö öhhö! Ammar yavaş ol habib-i zurnat-ül leketemtereğim!
-          Ay bu Harapça senin diline ne güzel yakışıyor öyle. Pis Tırkça gibi değil!

-          Ay utandırıyosun beni Ammar!
-          Yüzündeki gülleri öperim Rubeyba’m!

-          Aaa! Müteahhit babam tihat  için Katar’a gitti.  Orada  tihatçı hanımlarla tihat yapacaklarmış!
-          Babanın o mübarek ellerini öperim Rubeyba’m. Ama önce senin…

Tarkmayan sarkmayan şarkılarımızla gene sizinleyiz kürdanlı bacılarım!


8 Ekim 2013 Salı

Teknoloji Harikası Yataklarda Büyük İndirim...

 
İyi uykunun, sağlıklı yaşamın olmazsa olmazlarından biri olduğuna inanan İşbir Yatak, herkes sağlıklı uyusun diye yaptığı Büyük İNDİRİM KAMPANYASI ile 2013 yılına damgasını vurdu...

Yaşamımızın 3’te birini uykuyarak geçiriyoruz…

Uyku, nefes almak, yemek yemek ve su içmek gibi sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Vücudun kendisini yenilediği dönemdir. Bu yenilenmeye izin vermezseniz bedeniniz ruhunuzdan önce yaşlanır. İyi yaşamanın, huzurlu ve sağlıklı olmanın yolu, her şeyden önce iyi bir uykudan geçer. İyi bir uyku içinse doğru yatağı seçimi çok önemlidir. Doğru bir yatak, vücudun doğal omurga eğrisini korumasına yardımcı olurken, yanlış seçilmiş bir yatakta uyumak, kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde baskı yaparak bel ve sırt ağrılarının oluşmasına neden olabilir. Yaşamımızın 3’te birini geçirdiğimiz uyku ortamı aslında en fazla yatırım yapmamız gereken alanlarından biridir.

İşbir Yatak, uyku sağlığının sağlıklı yaşamın vazgeçilmezlerinden olduğu inancıyla, yatak ve uyku konforuna dair kaliteli, sağlıklı ve teknolojik ürünler üretiyor. İlk olarak NASA tarafından geliştirilen viskoelastik malzemeyle, 5 yılı aşkın ar-ge faaliyetlerinin ardından, yatak sektöründe devrim niteliğindeki “VİSKOELASTİK AKILLI YATAK VISCOSTAR”ı üreten İşbir Yatak uyku sektörüne kazandırdığı diğer teknolojilerle de, Türkiye’de yatak sektöründe kalite ve sağlık bilincinin hızla ilerlemesinde önemli role sahip.

Güne dinlemiş, dinç, keyifli ve mutlu hissederek başlamak için kaliteli uykuyu seçin...

Son yıllarda uyku konforuyla ilgili artan sağlık bilinciyle birlikte tüketici eğilimlerinin değişim gösterdiği gözlemleniyor. Günümüzde artık tüketici yatmak için herhangi bir yatak seçmek yerine, özellikleriyle kişisel ihtiyaçlarına en doğru çözüm olacak bir ürün seçmeyi tercih ediyor. Tüketiciler, yatağın bir sağlık ürünü olduğu farkındalığı ile, tercihini, ucuz ve sağlıksız ürünlerden, özellikli ürünlere kaydırmaya başlamış durumda.

Sağlıklı bir uyku için gereken tüm teknolojiler İşbir Yatak’ta…

İşbir Yatak, misyon olarak benimsediği, “dünyada gelişen teknolojiyi sektöre adapte etme” ilkesi doğrultusunda, ürettiği üstün teknoloji yataklar ile sağlığına ve konforuna önem verenlerin birinci tercihi. Kullandığı “açık hücreli visko teknolojisi”, sadece İşbir Yatak için Türk mühendisleri tarafından üretilen patentli “polimer yay teknolojisi”, tüm yataklarda kullanılan ve ultra hijyen sağlayan lisanslı “Quallofil® Allerban®” dolgu teknolojisi, yatakların lavanta kokmasını ya da A,C ve E vitamini deposu olmasını sağlayan özel “nanoteknoloji” ile üretilmiş yatak kumaşları, anti-stres etkiye sahip yatak, at saçı yatak, hindistan cevizi özlü yatak, masaj yapan yatak, sporcular için özel nem tutmayan, dolayısıyla uykuda terleme sorunu önlemeye yardımcı olan yatak, yatak kliması gibi yeniliklerle, her anlamda ve her zaman pazarda yatak modasının öncüsü konumunda.

Teknolojik yatak denince akla ilk olarak İşbir Yatak geliyor....

İşbir Yatak, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında konusunda uzman kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde olmaya devam ediyor ve ürünlerinde kullandığı tüm teknolojileri laboratuvarlarda test ettirip sertifikalandırıyor.

İşbir Yatak’tan “herkes sağlıklı uyusun” diye, yatak sektöründe yıla damgasını vuran büyük İNDİRİM KAMPANYASI

*VISCOSTAR Viskoelastik Akıllı Yataklarda %30 (ErgoPlas Polimer Yaylı Viskoelastik Akıllı Yatak hariç), Pocket Spring Paket Yaylı Yataklar (Elite Pocket Ergonomik Ortopedik Paket Yaylı Yatak hariç) ve Lateksit Ergonomik Yaysız Yatak grubundan CocoDream Hindistan Cevizi Lifli Organik Yatak ve Troia At Saçı Yatakta %20 indirim yapılmaktadır. Diğer tüm yataklarda (Açelya, Ekoyat ve bebek yatakları hariç) tek kişilik yataklara 1 adet, cift kişilik yataklara 2 adet Promed yastık bedelsiz olarak verilmektedir. Kampanya, 1 Eylül – 31 Ekim 2013 tarihleri arasında kampanyaya katılan İşbir Yatak Uyku Merkezleri’nden yapılan alışverişlerde geçerli olacaktır.

**Görselde, kampanya kapsamındaki  Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak  kullanılmıştır.

***Görselde belirtilen fiyat Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak için tavsiye edilen KDV dahil peşin fiyattır. Bu tutara baza ve başlık dahil değildir. (Görseldeki baza seti: Neruda Set – Döşeme: efes – Renk: antrasit düz )

Unutmayalım... Hayatta bize sunulmuş en güzel hediye, yeni bir güne uyanmaktır...

İşbir Yatak


Online sipariş verebileceğiniz web sitemiz: www.isbiryatak.com

Bizi takip edin, kampanyalardan ve yeni ürünlerden ilk siz haberdar olun.
www.facebook.com/isbiryatak
www.twitter.com/isbiryatak


Bir bumads advertorial içeriğidir.

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Kıl Dönümü

Düriye diş işleri sakarlığına kota verdim.

9 cigarayttan uzun filtreli cigaraların satışı için diyanetten ilmuhaber alınsa fena olmaz.

Cumaya gittim Cumartesi döner miyim, bilmiyorum. Cumartesi gecesi ateşinde cehennemden canlı yayın yapılsa reytingler tavanı yırtardı.

Nazlıçeşme'de toplandık okeye dördüncü bulamadık. Dördüncü, kabiratül mematiye meydanında kalaya kusmuş.

Eskiden erkek dergileri poşette satılırdı. Bana kalırsa bir kısım medya da çarşaf içinde satılsın. 

Hatta badem bıyık logosu olmayan ve insanların imanına belden aşağıdan bakmayan gazeteler yasaklansın.

Tam buğday ekmeği diyeti yapacak ara eleman ihtiyacımız var. Püsleman elemanların zekası  tontirik olduğundan olmuyor.

Biz asla kara elemanların bu zillet içinde pilli zürafaya yönelik kirli oyunların içine düşürmek gayreti içindeki nohutların içinde olmayacağız!

Ammar?
Söyle Rübeyba'm!
Bu gene polipik mi konuştu?
Ne haddine ? KÜTÜK başkanına söylerim, döveriz gerekirse!
Kahramanım benim! Geçen gün bir mayo buldum, burun deliklerimi bile kapatıyordu.
İyi ki seni o halde görmemiştim
Ay niye?
Öyle kimbilir nasıl çekiciymişsindir?
Sus utanıyorum!
Utanma canım, geçer.





22 Ağustos 2013 Perşembe

Boncuklu Limonata

Mursi de Mursi Mursi de Mursi…
Yattım , kalktım Mursi… Ohhh ayılana gazoz, bayılana limon!
Çarşafımın ucu kare…

 Ama ucu sadece… Gerisi ekose annem, çok süper. Ucuyla küselman kardeşlere göz kırpıyom, bucağıyla Pakporti deterjanlarına. Reklâmda renkli, çiçekli çarşaf güzel oluyor.
Şahsen ben politik esprilerin daha en başından bayat doğduklarını düşünüyorum. Zira…  Hani nasıl derler?
Kızgın sulardan serin kumlara atlayıp da beynimizin mıncık salatası olduğu o güzel tropik oteller vardır ya… İşte o otellerde bir animasoynun tam göbeğine işemiş gibi oluyorsunuz.

Nasıl bir   rahatlama anlatamam… Raharetlenme denen şey bu galiba değil mi?

Düşünsene, kara çarşafı içinde bir manken Antonio Bellorgarm rujuyla şöyle caz caiz gülümserken sana, o çarşaf bedenine dolanıyor da dolanıyor. Kirpikler üç buçuk metre…
Ve sana o ana kadar giydiğin en güzel çarşafın o olduğunu söylüyor, fısıldayarak. Aslında sesini kısacaklar ama o zaman ürünün ne olduğunu anlayamıyorsun.

Düşünsene meselâ aslında pis su borusu reklâmı yapıyormuş hatun ablam…
Bunca yıllık çarşafım var,, böyle pis su borusu görmedim! Fet-bo! Sizin caiz borunuz! Çişeyin, gerisini düşünmeyin. Haşamatlı modelleri de var…”
Sizi eşiniz bile tanıyamasın mı istiyorsunuz? Bize gelin… Çarşafta asırlık kalite… Tali-çar! Katarca’nın en güzeliyle…

İşi gücü bırakıp reklâmcı mı olsam ne?
Abi iki gündür burnum akıyor. Bütün denizi mi yuttum ben ? İyi kötü kafada bir ağırlık yapıyordu.
Rübeyba ile Ammar Dubai’de dübeş atıyormuş. Kıllık izinlerine çıkmışlar. Dönecekler annem, merak etmeyin.

Tarkmayan sarkmayan şarkılarla gene beraberiz annem...

19 Ağustos 2013 Pazartesi

Bu toprağı kim hak eder?

TRT'nin muhabiri ölürse Mustafa Sabri denen herifin mezarına gömülmek istemiş.

Kim bu herif ? Mustafa Kemal'e idam fetvası veren karanlık, ahlaksız bir güce tapınıcı bir adam.

Bu adamı kutsayanlar kim?

Kendilerine Müslüman deyip de milletin meclisini dualarla açmış, Müslüman Türk askeri cephede çapışırken karların içinde böbrek sancısıyla yatıp Zafer'den sonra bile Mehmetçik yemeden yemeğe başlamamış, ahlâk abidesi bir büyük Türk'ten nefret eden, solucan ruhlu,kindar bir insan altı sürü.

Üyelerinin hiç birinde ferdi ahlâk ve sorumluluk olmayan bu sürü, insan olarak bilinmek ve saygı görmek  istiyor. Oysa kendini cemaatleşmenin ferdi ezişi ile tanımlamayı seviyor ve bunu takdis ediyor.

Ama bu sırada üyelerinin vicdanını da ezdiğini ve  insanlıklarını ellerinden aldığını unutuyor

Dincilik  bu yüzden  meşru bir ifade şekli değildir. Çünkü ancak üyelerinin dilini tekleştirip  dışarıdakile de dilsizleşrerek var olabilir.

Dincilik yok etmeye, yok olmaya dayalı bir vahşet ideolojisidir.

Bir vatanı kurtaran insana nefretini açıkça kusan insanların egemenliğin meşruiyetini sömürebildiği bir ülkede kim nasıl var olabilir?

TRT'nin o muhabiri ölürse; bence Türk vatanı dışında herhangi bir çukura leşi atılmalı. 




15 Ağustos 2013 Perşembe

Tarağımın dişleri

N'aber kitlem?
Geçen gün bi Prof arkadaşa killeri soracak oldum, sormaz olaydım.

Killer meğer ne marifetli şeylermiş?

Bardağın yarısı soda doluyormuş problem yok . Problem kahve istediğinizde başlıyor. Ama garson bir kadında problem yok.

Acaba bu problem takıntım matematik kompleksinden mi geliyor?

Gözlüğün üstü kireç oluyor bazı bazı. Suyun sertliğine bağlı hepsi tabii ki..

Kalıcı sertlik var  uçucu sertlik var. Kalıcı sertlik badem sertliği oluyor. Uçucu sertlik daha ziyade okur yazar sertliği.

Okuyunca insanın güneş sisteminde bir gevşeme bir halet- i ruhiye turisti vücuda geliyor. 

Vücuda gelen bu turisti kovmak mümkün değil. Vücudun nispeten sıcak ve nemli ve karanlık köşelerini mesken tutan bu mantarsı kantarlar, canları sıkışınca totoş-U kübra-i muhteremlerinden gaz sıkıyorlar.

Tosmanlıxa'da bi buna "Haydaaa!" Diyoruz. Deyince şey oluyor. Ne oluyor?